Turan Akıncı Beyoğlu
BEYOĞLU (1831 - 1923)

Yapılar, mekânlar, insanlar Beyoğlu, 19. Yüzyıl ortalarında Avrupa devletlerinin sefaret saraylarının inşa edildiği bir bölgeydi. İstanbul'a gelen Levantenler de bu dönemde Beyoğlu'na yerleşmeye başladı. Bu yoğunlaşma sonunda, "Grande Rue de Pera" ve çevresi bir Avrupa semtine dönüştü. Batı tarzı pasajlar, oteller, balohaneler, birahaneler, pastaneler, tiyatrolar ve sinemalar ilk kez Beyoğlu Caddesi'nde sıralanmaya başladı. Caddenin tam ortasında yükselen Naum Tiyatrosu, Avrupa'daki önemli opera yapılarından biri haline geldi. Zaman içinde Beyoğlu, Osmanlı Devleti'nin çağdaş dünyaya açılan penceresi oldu. Araştırmacı yazar Turan Akıncı, Beyoğlu'nda yaşanmış olayları, döneme damga vurmuş kurumları, yapıları, ünlü aileleri, mimarları ve sokakları ayrı ayrı başlıklar altında sunuyor. Beyoğlu'nda bir dönemin panoraması...

SATIN AL
Turan Akıncı Büyük Savaş
BÜYÜK SAVAŞ (1914 - 1918)

20. yüzyıla girildiğinde Osmanlı Devleti eğitim, üretim, mali ve idari sorunlarını aşamamıştı. Kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye ülkeyi Avrupalı devletlerin sömürgesi haline getirmişti. Büyük Savaş'ın başlamasıyla birlikte, yönetimde bulunan İttihatçılar tek çıkış yolunun Almanya ile ittifak yapmak olduğuna karar verdiler. Ordu gerekli donanımdan yoksun olduğu için Osmanlı yönetimi Almanya'dan borçlanarak savaşa katıldı. Buna karşılık Almanya da Osmanlı Devleti üzerinden Müttefiklere karşı yeni cepheler açarak, savaşta kendi elini güçlendirmeyi hedefledi. Osmanlı Devleti'nin, yanlış kararlar ve kişisel ihtiraslar sonucu girdiği bu savaş, büyük toprak kayıplarıyla sonuçlandı. Böylece, zaten iyice zayıflamış olan imparatorluğun tamamen parçalanmasının yolu açılmış oldu. Ülkeyi bu karanlık tablodan kurtaracak kişi, savaş sırasında İstanbul'a ulaşmaya çalışan Müttefikleri Çanakkale Boğazı'nda başarıyla durduran Mustafa Kemal olacaktı.

Araştırmacı Turan Akıncı, Büyük Savaş'ta Osmanlı'nın çarpıştığı sekiz cephede yaşananları yüzlerce kaynaktan ve arşiv belgelerinden derleyerek gün ışığına çıkarıyor.

SATIN AL
Turan Akıncı Cumhuriyet'te Beyoğlu
CUMHURİYET'TE BEYOĞLU (1923 - 1960)

Osmanlı'nın Pera'sı, Cumhuriyet'in ilanından sonra da kentin önemli bir merkezi olma özelliğini sürdürdü. Yeni adıyla Beyoğlu, özellikle de İstiklal Caddesi, İstanbul sakinlerinin, taşradan ve yurtdışından gelen ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam etti. Aynı zamanda sanat ve kültür yaşamının kalbi olarak tüm coşkusuyla aydınların, eğlence meraklılarının buluşma noktası, son moda alışveriş olanaklarının merkezi oldu. Turan Akıncı, İstanbul'un gözbebeği Beyoğlu'nda yaşanan değişimleri belgelerle göz önüne seriyor.

SATIN AL
Turan Akıncı Demokrat Parti (1946 - 1960)
DEMOKRAT PARTİ (1946 - 1960)

Bir dönemin dramatik hikâyesi...
1946 seçimleri ile Türkiye çok partili hayata adım attı. Dört yıl sonra CHP'den ayrılanların kurduğu Demokrat Parti, 1950 seçimlerini kazanarak büyük bir çoğunlukla iktidara geldi. Demokrat Parti bir tepki partisiydi. Plan ve programı olmadı. Günlük gelişmelere göre kararlar aldı. İktidarda kalabilmek uğruna hesapsız girişimlerde bulundu. Bu arada ekonomi zora girince "din kartı"nı kullanmaya başladı. Laiklik olgusunu zedeleyecek uygulamalar yapıldı. Bu uygulamalar, günümüzde yaşadığımız birçok sorunun başlangıcı oldu. Araştırmacı yazar Turan Akıncı, 27 Mayıs darbesiyle sonuçlanan on yıllık Demokrat Parti dönemini ilginç siyasal ve sosyal gelişmeleriyle birlikte kaleme alıyor.

SATIN AL
Turan Akıncı Galata - İstanbul'un 700 yıllık Karakutusu
GALATA - İstanbul'un 700 yıllık Karakutusu

Galata'da kültür, tarihsel yapılar ve ticari yaşam" İstanbul'un kadim semtlerinden biri olan Galata, Bizans İmparatoru tarafından 1267 yılında Cenevizlilere tahsis edildi. Galata'nın bu özel konumu İstanbul'un fethinden sonra da devam etti. Fatih Sultan Mehmet, fethin hemen ertesi günü 1 Haziran 1453'te bir ahitname ile Galata'nın özerkliğini tanımış oldu. "Magnifica Comunita di Pera" adlı bu oluşum 350 yıl devam etti. Çeşitli dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bu bölge, aynı zamanda ticaret ve finans dünyasının da merkezi oldu. Fetihten tam 400 yıl sonra Osmanlı yönetiminin borçlanma ihtiyacı duymasıyla birlikte Galata bankerleri devreye girdi. Borçlanmalar, Galata Dersaadet Tahvil Borsası üzerinden yapıldı. Bu durum Osmanlı devletinin 1875 yılında borçlarını ödeyemeyip iflas etmesine kadar sürdü. Araştırmacı yazar Turan Akıncı bu kitapta, ticari ilişkilerin yanı sıra Galata'daki tarihsel yapıları, kültürel yaşamı ve Levantenlerin toplumsal konumunu belgeleriyle gün ışığına çıkarıyor.

SATIN AL
Turan Akıncı İstanbul - Dersaadet (1453 - 1953)
İSTANBUL - DERSAADET (1453 - 1953)

Osmanlı İstanbul'unun 500 yılı...
Üç bin yıllık bir kent olan İstanbul, Doğu-Roma'nın başkenti oldu. Fetih'ten sonra, 500 yıllık Osmanlı İmparatorluğu döneminde de aynı ihtişamı sürdürdü. Camileri, külliyeleri, çeşme ve sebilleri, sosyal yaşamı oluşturan çarşıları ve kahvehaneleriyle kültürel yapısı zenginleşen payitaht, artık Dersaadet olarak anılmaya başladı. Araştırmacı yazar Turan Akıncı, bu kitapta kentte bulunan 400'ü aşkın Osmanlı yapısını coğrafi konumlarıyla tanıtıyor. Yazar ayrıca, diğer kitaplarında olduğu gibi, burada da Osmanlı günlük yaşamından kesitler veriyor.

SATIN AL
Turan Akıncı İşgal (1918 - 1923)
İŞGAL (1918 - 1923)

1. Dünya Savaşı sırasında Müttefiklerin donanmalarıyla Çanakkale Boğazı'ndan geçip İstanbul'u işgal etme planları Osmanlı ordusunun destansı savunması sonucu boşa çıkmıştı. Ancak bundan üç yıl sonra, Mondros Ateşkes Antlaşması (1918) uyarınca, Müttefik güçler Çanakkale Boğazı'ndan direnişsiz geçtiler ve 160 gemiyle İstanbul'a girip şehri kontrol altına aldılar. 16 Mart 1920 günü ise şehri resmen işgal edip, Osmanlı meclisini kapattılar ve ağır Sevr maddelerini sadrazam Damat Ferit Paşa'ya imzalattılar. Bu arada, Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesi meyvelerini vermeye başladı. Ankara'da kurulan yeni meclisin, işgalci güçleri bozguna uğratması sonucu imzalanan Lozan Anlaşması'yla birlikte, Müttefikler 6 Ekim 1923'te İstanbul'u terk etmek zorunda kaldılar. Araştırmacı Turan Akıncı, yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğu'nun merkezi olmuş bir şehirde, bu onur kırıcı işgal dönemi boyunca yaşananları ve aynı dönemde, Anadolu'da gerçekleşen kurtuluş mücadelesini tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor.

SATIN AL
Turan Akıncı Selanik (1869 - 1923)
SELANİK (1869 - 1923)

Tarihsel çalkantılarıyla, canlı sosyal yaşamıyla yüzü Batı'ya dönük bir imparatorluk kenti...Selanik, Mustafa Kemal'in doğum yeri olduğu kadar feodal imparatorluktan yeni cumhuriyete dönüşümün siyasal yol ayrımlarına da ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı'nın Rumeli'de fethettiği ilk yerlerden biri olan kentte 19. yüzyıl sonlarında Yahudiler, Avdetiler, Türkler, Rumlar, Bulgarlar ve Sırpların yarattığı çok dinli ve çok kültürlü eğitim yarışının sonucu canlı bir ekonomik kalkınma ve yapısal dönüşüm yaşanmıştır. İmparatorluğun modern bir kenti haline gelen Selanik, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne can vermiş, Meşrutiyet'in ilanından 31 Mart İsyanı'na, Abdülhamit devrinin kapanışından Osmanlı döneminin son buluşuna kadar siyasal gelişmelerin de hep merkezinde yer almıştır. Dönemin siyasal çekişme, karar ve tartışmalarının yakın tarihle olan benzerlikleri şaşırtıcıdır.

Bu anlamda Selanik (1869-1923) kitabı, sadece suyun öte yanında kalmış bir tarih anlatısı değildir. Tüm deneyim ve zenginlikleriyle aynı zamanda günümüz Türkiye'sinin daha iyi kavranmasına da bir pencere açmaktadır.

SATIN AL
Turan Akıncı Son Yüzyıl
SON YÜZYIL

Tanzimat'tan Meşrutiyet'e İstibdattan Çöküşe

Batı dünyasında Sanayi Devrimi sonrasında her alanda ilerleme yaşanırken Osmanlı giderek içe kapanmış hem ekonomik hem askerî hem siyasi güç kaybına uğramış, adeta kendi eliyle kendi sonunu hazırlamıştır.

Yönetimde zafiyetler, savaşlar, kaybedilen askerler... topraklar... yerleşemeyen yenileşme hareketleri, baskılar, sürgünler, kapitülasyonlar, imtiyazlar, açık veren maliye, ödenemeyen dış borçlar, inşa edilen saraylar, köşkler... köhneleşen eğitim ve hukuk sistemi...

Araştırmacı Turan Akıncı, dünyaya yüzyıllarca hükmedebilmiş, topraklarını üç kıtaya yayabilmiş, dünya tarihinin en büyük ve en güçlü imparatorluklarından biri olabilmiş Osmanlı'nın tarih sahnesinden çekilmesine sebep olan yedi padişahın son yüzyılı nasıl yönettiğini ve bu büyük devletin sonunun nasıl getirildiğini belgelerle gözler önüne seriyor.

SATIN AL
Turan Akıncı Sürgün
SÜRGÜN

Sultan II. Abdülhamit, 33 yıllık hanedanlığının sonunda Mebusan Meclisi'nde yapılan oylama ile tahttan indirildi. Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişah meclis kararıyla tahttan indiriliyor ve yine ilk kez İstanbul dışına sürgün ediliyordu. Padişah Selanik'te Allatini Konağı'nda 3,5 yıl yaşadı. Turan Akıncı, II. Abdülhamit'in Yıldız Sarayı yıllarının ve Selanik sürgününün izini sürdü. Yıldız Sarayı'ndaki siyasal yaşamın yanı sıra padişahın tutkularını ve meraklarını da araştırdı. Bu arada onun parasal ilişkilerini de ortaya çıkardı. Adeta bir serüven romanı gibi okunan bu kitap, dönemin az bilinen olaylarını gözler önüne seriyor.

SATIN AL
Turan Aknc Kitaplar